İlk bakışta Palma de Mallorca, Akdeniz’in popüler destinasyonlarından herhangi biri gibi görünebilir. Ancak vardığımız andan itibaren bu şehrin ve adanın tamamının güneş ve denizden çok daha fazlasını sunduğunu fark ettik. Ryanair ile Zagreb’den yaptığımız uçuş iki saatten biraz uzun sürdü; gidiş-dönüş biletlerini de şaşırtıcı derecede uygun bir fiyata bulduk. Mallorca’nın pahalı olmasını bekliyorduk ama gerçek tam tersiydi: Fiyatlar Zagreb’dekilerle karşılaştırılabilir düzeyde, deneyimler ise kıyaslanamayacak kadar zengindi.
Palma bizi, 400.000’den fazla nüfusuyla, canlı ve geniş bir şehir olarak karşıladı. Aklımızdaki küçük ve pahalı tatil beldesi imajından oldukça uzaktı. Palma de Mallorca’da görülecek yerleri planlamaya başladığınızda, şehrin bir plaj kaçamağından çok daha fazlası olduğunu kısa sürede fark edersiniz; Palma, kültürel ve tarihi zenginliklerle dolu.
Zengin Tarihi ve Alman Etkisiyle Bir Şehir
Palma de Mallorca’nın büyüleyici tarihi, Roma dönemine ve bir Roma kolonisi olarak kuruluşuna kadar uzanıyor. Ardından, şehrin mimarisinde ve kültüründe derin izler bırakan Mağribi hâkimiyeti, sonrasında da İspanyol fethi geldi. Bugün Palma, kendine özgü bir Akdeniz ritmiyle yaşıyor. Sokaklarında yürürken tarihin katmanlarının iç içe geçtiğini hissediyorsunuz; aynı zamanda şehrin modern bir yönü de hemen göze çarpıyor: Palma, Alman turistlere son derece iyi uyum sağlamış. İnsanların şakayla karışık buraya Almanya’nın “17. federal eyaleti” demesine şaşmamak gerek. Almanca tabelalardan restoran menülerine, mağazalardan organize etkinliklere kadar Alman etkisi her yerde.
Mallorca’nın Britanyalı ziyaretçiler arasındaki popülerliğine rağmen Palma’nın kendisinde onlara neredeyse hiç rastlamadık. Tek istisna, gözden uzak bir karaoke bardı; gece saat 02.00’de biri Adele’i tutkuyla ama oldukça kötü bir tonla söylüyordu. Bunun yerine Palma’nın başlıca uluslararası kitlesini Almanların oluşturduğu açıkça görülüyor. Şehirdeki pek çok hizmet onlara göre şekillenmiş; diğer milletlerden ziyaretçiler ise adanın farklı köşelerini keşfetmeyi tercih ediyor.
Işıklar Katedrali: Palma’nın Kalbi
Palma de Mallorca’nın kuşkusuz en ikonik yapısı, eski bir caminin bulunduğu alana inşa edilen Gotik mimari şaheseri La Seu Katedrali. Denizin üzerinde gururla yükselen silueti, şehrin görüntüsüne hâkim. İçeride, efsanevi Antoni Gaudí’nin tasarım dokunuşları da dâhil olmak üzere nefes kesici ayrıntılarla karşılaşıyorsunuz. Bu, şimdiye kadar ziyaret ettiğim en büyük katedrallerden biri ve gerçekten görkemli. Anıtsal iç mekânını keşfetmek için en az iki saat ayırmanızı öneririm.
Giriş biletleri kişi başı 10 € ve bu ücret, katedralin hemen arkasındaki Kutsal Sanat Müzesi’ne girişi de kapsıyor. Hemen yanında, güçlü Mağribi köklerine sahip kraliyet sarayı Palacio de la Almudaina yer alıyor. Saray, Mallorca’nın çalkantılı tarihinin simgesi ve adadaki kraliyet varlığının bir hatırlatıcısı. Şehrin bu tarihi merkezinde yapacağınız yürüyüş, Palma de Mallorca’da görülecek yerler sorusunun temel yanıtlarından biri.
Taş Bir Labirentte Gezinti: Eski Şehrin Cazibesi
Palma’nın eski şehri Casco Antiguo’nun dar ve taş döşeli sokaklarına adım atın; kendinizi zamanda geriye gitmiş gibi hissedeceksiniz. Çiçeklerle dolu sevimli balkonlar, huzurlu bir gölge sunan saklı avlular ve asırlık taş duvarlar sizi bekliyor. Her köşe, yerel bir kafede kahve molası vermek, el yapımı ürünler satan bir butiğe göz atmak ya da çok sayıdaki galeri ve antikacıdan birini keşfetmek için fırsat sunuyor.
Palma’nın katmanlı kültürel mirasını yansıtan, 11. yüzyıldan kalma Arap hamamlarının kalıntıları Banys Àrabs’ı mutlaka görün. Yakınlarda, rahibelerin küçük bir pencereden nefis ev yapımı kurabiyeler sattığı Monasteri de Santa Clara bulunuyor. Bu ünlü pencereyi görmek için art arda iki gün gitmeyi planladık ama ikisinde de çok geç kaldık. Belki sizin şansınız daha iyi olur.
Batıya, Ponent bölgesine doğru yürürseniz 16. ile 19. yüzyıllar arasından kalma eski yel değirmenleriyle karşılaşırsınız. Bugün sessizliğe bürünmüş bu su ve tahıl değirmenleri, bir zamanlar rüzgârdan hem tahıl öğütmek hem de su pompalamak için yararlanan Mallorcalı çiftçilerin yaratıcılığının kanıtıydı.
Palma’nın Lezzetleri: Yerel Gastronomiyle Tanışma
Palma’da turistlere hizmet veren çok sayıda restoran var; ancak asıl yemek keşfi, yerel halkın favorilerini bulmakla başlıyor. Arkadaşlarımızın önerisiyle Bar Coto Dos’u seçtik ve hayal kırıklığına uğramadık. Saat 16.00’ya kadar servis edilen üç çeşitli günlük menü, uygun fiyata otantik lezzetler sunuyor.

Ancak gerçek gastronomi keşfimiz, şehir merkezinin dışında bulunan Restaurant 1955’te yaşandı. Karides ve midyelerle hazırlanan, şimdiye kadar yediğimiz en iyi deniz mahsullü paellayı burada tattık. Muhteşem deniz manzarası ve sıcak aile atmosferi de yemeğe eşlik ediyordu. İki kişilik akşam yemeği, içecekler dâhil 44 € tuttu; bu fiyat bize oldukça hesaplı geldi.
Yerel malzemeleri daha yakından tanımak için Palma’nın hareketli merkez pazarı Mercat de l’Olivar’ı ziyaret edin. Burada taze deniz ürünlerinden yerel peynir ve zeytinlere kadar pek çok şey bulabilirsiniz. Tapasları pazarda hemen tatmak da mümkün. Pazarın saat 15.00’te kapandığını unutmayın; planınızı buna göre yapın. Şehrin ana meydanı Plaça Major’a yürüyerek yalnızca beş dakikada ulaşabilirsiniz.
Bir de Palma’nın gerçek keşif durakları olan fırınları var. Bizi özellikle etkileyen yerlerden biri, şehir merkezindeki Forn de la Gloria oldu. İç mekânı Hırvatistan’da alışık olduğumuz fırınlardan farklıydı ve vardığımızda raflar neredeyse boşalmıştı. Yine de o kadar güzel bir limonlu tart denedik ki daha fazlası için her gün geri döndük. Dükkânın dışında bazen onlarca metreyi bulan uzun kuyruklara hazırlıklı olun.
Seyahatiniz İçin Pratik Bilgiler
Palma’daki konaklamamız için şehir merkezinde kalmak yerine, plaja birkaç dakikalık yürüme mesafesinde bulunan Hotel AHOI! Urban Beach’i seçtik. Yerel otobüsle merkeze ulaşım yaklaşık 30 dakika sürüyor. Otobüs sistemi mükemmel; araçlar her yöne 10 dakikada bir hareket ediyor. Tek biniş 2 € ve yalnızca nakit kabul ediliyor. Kartla ödeme yapılabilen havalimanı otobüsü ise kişi başı 5 € ve şehir merkezine ulaşması sadece 15 dakika sürüyor.

Konumun ideal olduğu ortaya çıktı: Dinlenmek için plaja yakın, hareketli şehre ulaşmak içinse son derece elverişliydi.
Palma de Mallorca: Sadece Bir Hafta Sonu Destinasyonu Değil
Palma de Mallorca yalnızca hafta sonu kaçamağı yapılacak bir yer değil; sizi keşfetmeye, tatmaya ve kendine özgü atmosferini içinize çekmeye davet eden bir şehir. Burada turistmiş gibi davranmanıza gerek yok. Kendinizi şehrin cazibesine bırakın ve sizi özgünlüğüyle etkilemesine izin verin.

Seyahatinizi planlıyor ve Palma de Mallorca’da görülecek yerleri merak ediyorsanız, bu şehrin Gotik katedrallerden Arap hamamlarına, hareketli pazarlardan keşfedilmeyi bekleyen fırınlara ve etkileyici deniz manzaralarına kadar her şeyi sunduğunu unutmayın. Kültür, tarih, yemek ya da deniz kenarında dinlenme arıyorsanız Palma de Mallorca sizi her adımda şaşırtacak.
Palma de Mallorca Ziyareti İçin 10 İpucu
- La Seu Katedrali’ni erkenden ziyaret edin – Kalabalıktan kaçınabilir ve vitraylardan süzülen sabah ışığının keyfini çıkarabilirsiniz.
- Arap Hamamları’nı (Banys Àrabs) kaçırmayın – Mağribi hâkimiyetinin son kalıntılarından biri olan hamamlar, tarihe sessiz bir bakış sunuyor.
- Plaja yakın konaklayın, merkeze otobüsle gidin – Toplu taşıma sık, ucuz (2 €) ve havalimanı otobüsü yalnızca 15 dakikada merkeze ulaşıyor.
- Pazar ziyaretinizi saat 15.00’ten önce planlayın – Mercat de l’Olivar erken kapanıyor; tapas ve taze yerel ürünler için öğle saatlerinde gidin.
- Yerel fırınları deneyin – Forn de la Gloria hamur işleriyle mutlaka uğranması gereken bir yer; uzun kuyruklardan kaçınmak için erken gidin.
- Eski Şehir’i yürüyerek keşfedin – Casco Antiguo’nun dar sokakları haritasız keşfedilmeye daha uygun; kendinizi kaybolmaya bırakın.
- Yel değirmenlerini fotoğraflayın – 16. ile 19. yüzyıllar arasından kalma tarihi yel değirmenlerini görmek için Ponent bölgesine gidin.
- Turist bölgesinin dışında yemek yiyin – “1955” gibi mahalle restoranlarında deniz manzarası eşliğinde uygun fiyata otantik paella servis ediliyor.
- Nakit para bulundurun – Pek çok otobüs ve küçük dükkân hâlâ kart kabul etmiyor; yanınızda birkaç avro taşıyın.
- Seyahatinizi yalnızca plajla sınırlamayın – Palma tarih, gastronomi ve kültürü bir araya getiriyor; şehrin tadını tam anlamıyla çıkarmak için en az bir hafta sonu ayırın.





