1. Ayasofya'nın bir Hristiyan kilisesi olduğunu biliyor muydunuz?

Ayasofya, İstanbul'da bulunur ve 408-415 yılları arasında inşa edilmiştir. Yapımından bu yana antik bir Hristiyan kilisesi olarak hizmet vermiş ve bu nedenle dünyanın en eski ve en önemli antik mimari eserlerinden biri olmuştur.

2. Gerçek adı Ayasofya

Yunancadan çevrildiğinde Ayasofya, “Kutsal Bilgelik” anlamına gelir. Yaklaşık 1.000 yıl boyunca Ortodoks kilisesi olarak hizmet vermiş ve o dönemde Ortodoksluğun merkezi olmuştur.

3. Eski bir kilisenin bulunduğu alana inşa edildi

Ayasofya, İmparator Justinianus döneminde yanan eski bir kilisenin yerine, büyük Bizans mimarları Trallesli Antemius ve Miletoslu İsidoros tarafından tasarlandı. II. Theodosius döneminde, 532-537 yılları arasında inşa edildi.

4. Bizans imparatorları burada taç giydi

Ayasofya, imparator ve ailesi için inşa edilmiş bir imparatorluk yapısıydı. İmparator ve eşi burada yaşarken yapının diğer bölümü din adamlarına ayrılmıştı. İmparatorluk törenlerinin düzenlendiği bir mekân olarak 1453'e kadar Bizans imparatorlarının taç giyme törenlerine ev sahipliği yaptı.

5. Yağmalandı ve camiye dönüştürüldü

Sultan II. Mehmed önderliğindeki Osmanlı askerlerinin şehri ele geçirmesinin ardından 1453'te camiye dönüştürüldü. O dönemde bulunan mozaikler sıvayla kapatıldı ve dört yeni minare eklendi.

6. Keşişlerin efsanesi

İstanbul'un ve Ayasofya'nın fethi sırasında askerler, buraya sığınan vatandaşları öldürdü. Ancak efsaneye ve inanışa göre, üst galeriye çıkan ve yapının duvarlarına giren iki keşiş bu ölümden kurtuldu.

7. Bir dönem müze olarak da hizmet verdi

Mustafa Kemal Atatürk'ün emriyle 1931'de müzeye dönüştürüldü. Bu dönemde mozaikler yeniden gün yüzüne çıkarıldı. Atatürk, Ayasofya'da Hristiyan veya Müslüman hiçbir dinî törenin ve geleneğin sürdürülmesine izin vermedi. Ayrıca Ayasofya'nın herhangi bir dine değil, tüm dünyaya ait olmasını istedi. Ne yazık ki 2020'den bu yana yeniden camiye dönüştürüldü.

8. Küçük Ayasofya da var

Küçük Ayasofya 527-536 yılları arasında inşa edildi ve adını Ayasofya'ya büyük benzerliğinden aldı. İkisinin de aynı usta tarafından yapıldığı ve ustanın görkemli Ayasofya'yı inşa etmeden önce becerilerini Küçük Ayasofya'da geliştirdiği düşünülüyor.

İPUÇLARI+

Ayasofya'dayken güneydoğu tarafındaki arka bölüme geçerek sultanların beş türbesine ev sahipliği yapan ücretsiz müzeyi ziyaret etmeyi unutmayın. Külliyeye girmeden önce güvenlik kontrolünden geçmeniz gerekir. İçeriyi görmek istiyorsanız kurallara uymalı ve girişte ayakkabılarınızı çıkarmalısınız.

Ayasofya'yı gezmek için bir buçuk saat, türbe müzesini ziyaret etmek içinse yarım saat ayırmanız yeterli. Girişte sizi külliyeyi gezdirmeyi teklif eden neşeli turist rehberleri karşılayacaktır. Ancak yanınıza bir İstanbul gezi rehberi almanızı ve merak ettiğiniz her şeyi onun yardımıyla öğrenmenizi tavsiye ederiz.

Artık ilginç bilgiler öğrendiğinize göre, buranın dinî bir mekân olması nedeniyle ziyaretin ücretsiz olduğunu da bilmelisiniz. Girişte ayakkabılarınızı çıkarmanız gerekir; kadınların ise başlarını bir örtüyle kapatması zorunludur. Yanınızda örtü yoksa cami girişinin yakınındaki makineden satın alabilirsiniz.

İstanbul'a seyahat ediyorsanız Ayasofya mutlaka görmeniz gereken bir yer. Küçük Ayasofya'ya yürüyerek yalnızca 15 dakikada ulaşabilirsiniz ve giriş ücretsizdir; ancak cami olarak hizmet verdiği için düzenli namaz saatlerinden kaçının. Bu yapıları ziyaret edip unutulmaz fotoğraflar çekin. Kalabalık ve girişteki kuyruklar gerçekten dayanılmaz olabildiğinden mümkün olduğunca erken gitmenizde fayda var.

Bu yazının konuları
TarihMimariKültürPlajlar